SeyrüseferAskeri Teknoloji → Dünya Denizlerinde Yüzen En İyi Dizel-Elektrik Denizaltı!

Dünya Denizlerinde Yüzen En İyi Dizel-Elektrik Denizaltı!

Seyir Defteri - Askeri Teknoloji
Pazar, 17 Kasım 2013

En İyi Dizel-Elektrik DenizaltıBaşlıktaki mesele, konuya vakıf olmayan insanların alelade bakış açılarında sıkça dile getirilen bir soruyu oluşturur. Ama bu yöndeki bir soruya kesin olarak cevap verebilmek de pek kolay değildir. Bir denizaltının (ya da geminin, uçağın vesaire) gerçek savaş gücü ve değeri de ancak parçası olduğu donanmanın, ordunun, devletin, milletin ve hatta milleti oluşturan her bir insanın gücüyle birlikte bütün olarak değerlendirildiğinde tam anlamıyla bir kıymet ifade edebilir.

Kaldı ki en iyi denizaltının hangisi olduğu da tek başına, bir ehemmiyet arz etmez. Basit bir örnek vermek gerekirse; 2.Dünya Savaşı döneminde Alman denizaltı teknolojisi karşı tarafa göre açıkça üstün olmasına rağmen bu durum denizdeki mağlubiyetlerini önlemeye yetmemiştir.

Bununla birlikte eldeki temel teknik verilere dayanarak denizaltıların sadece mühendislik açısından karşılaştırılması ve buna bağlı olarak bir sonuca varılması keyfimize kalmıştır.

Aşağıdaki çizelgede dünya denizlerinde seyretmekte olan ve yeni nesil olarak kabul edilebilecek bazı dizel-elektrik (konvansiyonel) denizaltılar (SSK) hakkında yapılan bir değerlendirme görülebilir. Ele alınan kıstaslar ve kıstasların etki seviyeleri yoruma açık olup sadece Üsküdar Mühendishanesinin bakış açısına göre oluşturulmuştur. Ulaşılabilen teknik verilere dayanan bu değerlendirmeler söz konusu verilerin hatalı olmasına ve değişmesine bağlı olarak zaman içinde güncellenebilir ve değişebilir.

Yeri gelmişken aşağıda sunulan değerlendirmede kullanılan bazı yaklaşımları belirtmek uygun olur;

  • Öncelikle, değerlendirmeler sadece çizelgede belirtilen kullanıcılar için yapılmıştır ve bu husus sonuç üzerinde doğrudan etkilidir. Mesela Rusya haricindeki bir kullanıcıya ait Proje636/877 (Kilo) sınıfı bir denizaltı için elde edilecek sonuç çizelgedekinden daha düşük olacaktır çünkü Rusya'nın kullandığı mesela Proje636.3 ile ihraç ettikleri arasında ciddi farklar mevcuttur.  Bu husus Tip209, Tip214, Scorpéne gibi diğer ithâl/ihraç denizaltıları için de geçerlidir.
  • Kıstas değerlendirmelerinin açıklandığı bölümlerde görülen millilik ve gizlilik kavramları ile sistemlerin ithâl olup olmaması meseleleri izafîdir. Mesela Avustralya'nın kullandığı Collins sınıfı denizaltıların üzerindeki hemen hemen her sistem kağıt üstünde ithâldir. Diğer taraftan söz konusu ithalâtların yapıldığı ülkelerle birlikte değerlendirildiğinde aslında Avustralya ile ithalâtların yapıldığı ülkelerin, aralarında tam bir çıkar birliği olan, adeta tek bir devlet oluşturduğu görülebilir ki bu durumda bütün sistemlerin gizliliği ve güvenilirliği büyük ölçüde sağlanmış durumdadır. Ama mesela Türkiye-Tip214, Brezilya-Scorpene gibi örnekler için durum tamamen farklıdır.
  • Ve değerlendirmeler öncelikle Türkiye açısında yapılmıştır. Mesela Tip214'ün (belki bazı kişiler için beklenenden) düşük bir sonuç almasının temel nedenlerinden biri de budur çünkü bu denizaltıya Akdeniz, Adalardenizi veya Karadeniz'deki bir çatışma için gerçekten ihtiyacımız olan zaman geldiğinde bütün muhtemel düşmanlar Almanya üzerinden bu denizaltı ile ilgili ihtiyaçları olan her şeyi öğrenmiş ve hazırlıklı olacaklardır, tıpkı Arjantin ve İngiltere örneğindeki gibi.

 

Bu konuda biraz olsun ibret almak için sadece Malvinas (Falkland) savaşına bakmak yeterlidir. Söz konusu savaşta Arjantin donanmasına ait ARA San Luis (S32) denizaltısı İngiliz savaş gemilerine birkaç kez tespit edilmeden yaklaşıp uygun konumlardan iki kez (bazı kaynaklarda üç) Alman SST4 torpili ve bir kez Mk37.mod3 torpili kullanmasına rağmen hiçbir sonuç alamamıştı! Denizaltının savaş sistemi de nedense ;) tam ihtiyaç olduğunda düzgün işlemez hale gelmişti.

Bu durumun sebebini anlayıp çözüm bulmaya çalışan Arjantinliler ellerindeki ikinci Tip209 olan ARA Salta denizaltısı ile başka bir bölgede dört SST-4 torpili kullanarak denemeler yaptı ve bu torpillerin de hiçbiri görev yapamadı. O zaman için Arjantin'in elindeki SST4'lerin ve denizaltıların gayet yeni ve sadece birkaç yaşında olduğunu belirtmek yerinde olur. Sonuç olarak Arjantin için denizde yapacak pek bir şey kalmadı.

Almanlar ise savaştan sonra yaptıkları incelemeye dayanarak bütün meselenin Arjantinlilerin beceriksizliğinden(!) kaynaklandığını iddia etmişti.1

 

Aslında içinde bulunduğumuz tehlikeli durumu anlamak için 31 sene önce gerçekleşen bu olay tek başına yeterlidir. Yukarıda bahsi geçen Arjantin denizaltısının silah ve donanım olarak hemen hemen eşdeğerleri bugün Türk Deniz Kuvvetlerinin denizaltı gücünün tamamını oluşturmaktadır. 1982 senesinde bile hezimete uğrayan bir sistemden 21.yüzyılda ne beklenebilir? Şunu da unutmamak lazımdır, o dönem için Tip209+SST4 seçeneği mevcut en gelişmiş çözüm olarak sunuluyor ve başarıyla pazarlanıyordu, tam olarak bugün Tip214+DM2A4 ile yapıldığı gibi...

 

Malvinas hadisesi bizim açımızdan biraz daha yakından incelenmeye çalışılırsa belki birkaç satır daha ilave edilebilir. Yukarıda bahsi geçen ARA San Luis ve ARA Salta denizaltıları Krupp Atlas Elektronik (KAE) tarafından imâl edilen CSU3 silindirik dizin aktif/pasif arama ve hücum sonarına sahiptir. Sualtı hedeflerine karşı Mk37 ve suüstü hedeflerine karşı SST4 torpilleri M8/24 atış kontrol sistemi vasıtası ile kullanılır.

Arjantin denizaltılarındaki bu donanımın tamamı Türk Deniz Kuvvetlerinin TCG Atılay ve TCG Saldıray denizaltılarında da aynen kullanılır. Bahsi geçen M8 sınıfı torpil atış kontrol sistemi ve CSU3 sonarı 70'li yıllarda Almanya tarafından üretilen ve sekiz ülkeye ihraç edilen Tip209 denizaltılarında kullanılmıştır. Bu ülkelerden Türkiye ile birlikte Arjantin vesaire gibi yedisine verilen sistemler aynıdır ve M8/24 ve CSU3'den müteşekkildir2. Bunun tek istisnası ise Yunanistan'dır. Aynı dönemin Yunan Tip209'ları M8/19 ve CSU3-2 kullanır. Ayrıca Almanya ve Hollanda denizaltıları için de farklı M8 türevleri ve sonarlar üretilmiştir. Bütün bu M8 türevleri arasında ise ciddi farklılıklar vardır.

Bu sebeple Türkiye mesela Yunanistan'ın elindeki sonar ve atış kontrol sisteminin yeteneklerini bilememekte ama Yunanistan Türkiye'nin elindeki sistemlerin yeteneklerine ve ihtiyaç halinde bu sistemlere karşı nasıl önlem alacağına Almanya üzerinden vakıf olabilmektedir, geçmişte İngilterenin Arjantin'e karşı vakıf olduğu gibi.

70'lerden sonra üretilen ve ihraç edilen Alman denizaltılarında daha farklı sistemler kullanılmış olması durumu değiştirmez aslında yazılım ve donanım teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak bugün için mesela ISUS90 türevi denizaltı savaş yönetim sistemlerinin ne kadar güvenilir olabileceğini yorumlamak okuyucuya kalmıştır.

 

Şimdi değerlendirme aşamasına gelirsek;

 

Tasarım Almanya Almanya Almanya Rusya Japonya İsveç İsveç Hollanda Fransa
Etki Kıstas Tip209 Tip214 Tip212 Proje636 Sōryū Tip471 A-19 Walrus Scorpéne
13 Teknolojik Gizlilik 1 3 13 10 11 9 10 8 3
9 Havadan Bağımsızlık 1 6 9 2 7 2 8 1 1
7 Algılama 3 4 6 5 7 4 3 3 4
7 Ateş Gücü 3 3 3 4 7 5 4 5 4
7 Silah Etkinliği
2 2 7 5 7 6 7 3 2
7 Pasif Akustik İz 3 5 7 5 7 4 5 4 5
7 Aktif Akustik İz
3 2 2 5 6 2 3 1 2
7 Manyetik İz 2 3 7 4 3 3 3 1 2
7 Dalış Derinliği
2 4 2 3 7 3 6 3 5
5 Mukavim Tekne Malzemesi
2 3 4 4 5 3 3 2 3
5 Sevk ve Tahrik Sistemi 2 4 5 3 4 2 4 2 4
5 Harekat Yeteneği
2 4 4 3 5 4 4 4 3
5 Haberleşme Yeteneği
2 2 5 5 2 4 4 2 2
3 Kimyevi İz
3 3 3 3 1 3 1 3 3
3 Basınç İzi 3 2 2 1 1 1 3 1 2
3 Kuyruk Yapısı
1 1 3 2 3 1 3 3 1
100 Toplam 35 51 82 64 83 56 71 46 46
Kullanıcı Türkiye Türkiye Almanya Rusya Japonya Avustralya İsveç Hollanda Brezilya

Çizelge.1) Değerlendirme tablosu bu şekilde gerçekleşti. Daha hassas veriler ele geçerse bu tablonun güncellenmesi ve değerlerin bir miktar değişmesi de söz konusu olabilir. Artık Brezilyanın Scorpene denizaltıları (S-Br) için HBT çözümü kullanılmayacağı yönündeki işaretler kuvvetli.
(Son çizelge güncellemesi: 03.06.2015)

 

Yukarıdaki çizelgede açıklandığı gibi öngörülen 16 kıstas ile böyle bir değerlendirme yapıldığında sıralama şu şekilde gerçekleşiyor;

  1. Sōryū; Japonya (%83)
  2. Tip212; Almanya (%82)
  3. A19; İsveç (%71)

Diğer denizaltılar ile ilk üç arasında ise çok ciddi bir fark oluşmuş durumda. Bunun nedenleri makalenin sonuç bölümünde ele alınmaya çalışılmıştır.

 

Souryu Sınıfı Japon Dizel-Elektrik Denizaltısı

Resim.1) Ölçülebilir veriler ışığında dünyanın en iyi konvansiyonel denizaltı sınıfı olarak Soryu (Japonya) kabûl edilebilir [2]

 

Meselenin biraz daha iyi anlaşılabilmesi için çizelgedeki on altı kıstası açıklamaya çalışırsak;

%13 - Teknolojik Gizlilik

Bir denizaltı için en önemli üç unsur nedir sorusuna karşılık verilebilecek cevap şöyle olmalıdır;

  1. Gizlilik
  2. Gizlilik
  3. Gizlilik

Mukavim teknenin inşa edildiği çeliğin cinsinden, kalınlığına, algılayıcıların yeteneklerinden, kullanılan silah sistemlerine, gücünden, seyir süresine ve dalış derinliğine, haberleşme elektroniklerinden, savaş sistemi yazılımına kadar Türk donanmasının elinde bulunan ve yakın gelecekte eline geçecek olan bütün denizaltılar hakkındaki bu bilgilerin tamamı açıkça meydandadır ve doğrudan bütün muhtemel düşmaların elinde mevcuttur veya ihtiyaç halinde Almanya'dan temin edilebilir durumdadır.

Haliyle teknolojik gizlilik kıstasının değerlendirmesi de buna uygun olarak yapılmıştır.

Üstelik burada söz konusu olan gizlilik ilk anda düşünülenden çok daha geniş kapsamlıdır. Mesela bir genelağ arama motoruna "denizaltı" yazıp aradığınızda aşağıdaki (Resim.2) gibi bir sonuç göreceksiniz;

 

bir arama sonucu...

Resim.2) Böyle bir durum için sarf edilebilecek çok söz var ama bir kelime yeterli: Vahim!

 

%9 - Havadan Bağımsızlık

Havadan bağımsızlık 21.yüzyıl için vazgeçilmez bir niteliktir yine de tek başına bir üstünlük sağlamaya yeterli değildir. Gelişmiş teknolojilerine rağmen Tip214 ve Scorpene için bu kıstastaki düşük değerin temel sebebi sistem performanslarının gizli olmamasıdır.

%7 - Algılama

Denizaltı üzerindeki akustik algılama sistemlerinin, gürültü veritabanlarının, işleme, değerlendirme, atış kontrol yazılımlarının ve bilgisayar donanımlarının bütününü kapsar. Buradaki dereceleme temelde algılama donanım ve yazılımlarının yetenekleri yanında kullanıcılar seviyesindeki millilikleri, dolayısı ile güvenilirlikleri de göz önüne alınarak yapılmıştır.

%7 - Ateş Gücü

Bir denizaltının inşa edilmesindeki tek amaç ihtiyaç duyulduğunda belirlenen hedefleri yok etmekten ve bunu istediği zaman, istediği yerde yapabileceğine karşı tarafı ikna ederek caydırıcı olmaktan ibarettir. Bu da öncelikle yüksek bir ateş gücü ile mümkün olabilir. Değerlendirme sadece toplam silâh yükü açısından yapılmıştır. Aşağıdaki "silah etkinliği" kıstası ise ateş gücü değerlendirmesinin tamamlayıcısıdır.

%7 - Silah Etkinliği

Ateş gücü kıstasında değerlendirilen silah yükünün büyüklüğü kadar, söz konusu silahların gizliliği ve güvenilirliği de son derece önemlidir. Bir torpil söz konusu olduğunda azami sürât, menzil ve azami dalış derinliği gibi bilgilerin düşman tarafından bilinmemesi son derece hayatîdir. Tabii ithâl torpiller ve füzeler kullanıyorsanız sonuçlarına da katlanmanız gerekir. Bunun yanında silahların güvenliği de önemlidir, mesela bir torpil arızası Rus Kursk denizaltısının batmasına sebep olmuştur. Velhasıl bu kıstas için kullanılacak silahlarının yetenekleri, güvenilirlikleri, güvenlik seviyeleri, millilikleri ve gizlilikleri bir bütün olarak göz önüne alınmaya çalışılmıştır.

%7 - Pasif Akustik İz

Sualtı ortamında temel algılama ses izleri üzerinden gerçekleştirilir ve sessizlik her şeyden önemlidir. Bu iz üzerinde çok çeşitli değişkenlerin etkisi söz konusudur. Değerlendirmede kabaca motor sistemleri, kullanılan gürültü azaltma teknolojileri, gövde yapıları, pervanenin milliliği gibi hususlar göz önüne alınmıştır.

%7 - Aktif Akustik İz

Günümüzde bütün yeni nesil konvansiyonel denizaltılara karşı, akülerini şarj etmek için dizelleri çalıştırdıkları dönem hariç, pasif akustik yöntemlerle tespit çok zordur hatta olağan şartlar altında hemen hemen imkânsızdır. Bu sebeple artık DSH3 için temel araç aktif sonardır ve denizaltının aktif sonar'a karşı direnci büyük önem taşır. Değerlendirme temelde akustik kesit alanları ve yankı önleyici kaplamalar açısından yapılmaya çalışılmıştır.

%7 - Manyetik İz

21.yüzyılda artık bütün denizaltılar son derece sessiz hale geldiğinden manyetik iz denizaltı savunma harbi alanında eskisinden daha önemli hale gelmiştir. Özellikle deniz üzerinde hava üstünlüğünü ele geçiren bir güce karşı savaşıldığında manyetik iz denizaltının kaderinin belirleyen temel etkenlerden biri olacaktır. Manyetik iz açısından en etkin değişken mukavim tekne malzemesidir ayrıca azami dalış derinliği ve gövde büyüklüğü de önemlidir ve değerlendirme de bu değişkenlere ve ilave olarak denizaltıda (bilinen) manyetik iz bastırma sistemi mevcut olup olmamasına bağlı olarak yapılmıştır.

%7 - Dalış Derinliği

Dalış derinliği ihtiyacı genellikle çok önemlidir. Ama şartlar da önemlidir. Mesela Baltık ve Kuzey denizlerinde harekât yapan bir ülke için dalış derinliği öncelikli bir mesele değildir çünkü bu denizlerin hemen hemen hiç bir noktasında derinlik 200m'yi geçmez. Ama mesela Akdenizde bir harekât söz konusu ise durum ciddi derecede değişir. Değerlendirme bizim ihtiyaçlarımız da göz önüne alınarak azami derinliğe göre ve inşa malzemesinin milliğine ve düşman tarafından bilinip bilinmemesine göre yapılmıştır. Mesela Tip209 ve 214 için muhtemel düşmanlar açısından bilinmeyen bir durum mevcut değildir ve böylece düşman DSH kuvvetlerinin taktik anlamda işi kolaylaşır.

%5 - Mukavim tekne malzemesi

Seçilen malzemenin türü, mekanik ve fiziki nitelikleri, milliliği, gizliliği gibi değişkenlerin bütününün ifadesidir.

%5 - Sevk ve Tahrik Sistemi

Değerlendirme sevk ve tahrik sistemi oluşturan pervaneyi, pervane milini ve salmastrasını, elektrik motorunu, (varsa) yedek itiş sistemlerini, dizel-elektrik jeneratörlerini, aküleri ve (varsa) havadan bağımsız tahrik sistemleri ve bunların millikleri ile performans verilerinin gizlilikleri üzerinden yapılmıştır.

%5 - Harekât Yeteneği

Harekât süresinin uzunluğu taktik açıdan son derecede önemlidir. Diğer taraftan özellikle küçük denizaltılar için yaşam mahallerinin yetersizliğinden kaynaklanan uzun süreli seyirlerde mürettebatın olumsuz etkilenmesi ve görev yeteneğinin zayıflaması sorun oluşturur. Bu nedenle değerlendirmede azami harekat süresi ve menzil değerlerinin yanında mürettebat sayısı, kişi başına düşen güverte alanları ve yaşam mahallerinin uygunluğu gibi hususlar da göz önüne alınmıştır.

%5 - Haberleşme Yetenekleri

Uzun süre su altında kalabilen ve uzak mesafelerde görev yapabilen denizaltılar ile güvenli haberleşme sağlayabilen öncelikle VLF/ELF sistemleri ve bunun tamamlayıcısı olan milli karasal yayın imkânları göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılmıştır.

%3 - Kimyevi İz

Gelecek nesil denizaltı savaşları için çok önemli olabilecek bu sahada değerlendirme şimdilik birincil kimyevi kaynaklar göz önüne alınarak yapılmıştır. İkincil kaynakları değerlendirebilmek için şimdilik elde bir veri mevcut değildir.

%3 - Basınç İzi

Özellikle sığ su harekâtları için basınç izi önemlidir.

%3 - Kuyruk

Su altında daha iyi manevra yeteneği ve daha iyi sığ su harekât kabiliyetleri için kuyruk yapılarını göz önüne alan bir değerlendirmedir. Çizelgedeki denizaltılar X, T ve + kuyruk düzenlerine göre değerlendirilmiştir.

 

Sonuç

Evet öyle ya da böyle, mühendislik değerlendirmesi açısında Sōryū en iyi (dizel-elektrik) denizaltıdır sonucu ortaya çıktı. Tip212 de beklendiği gibi ona yakın çok yüksek bir değer elde etti. Fakat takip eden; hangi durum için, nerede, kime karşı en iyi gibi soruları da göz ardı edemeyiz.

Basit bir açıklama gerekirse Sōryū en iyi denizaltı ise Almanya'nın ve İsveç'in harekât bölgelerindeki (Kuzey Denizi ve Baltık Denizi) askeri ihtiyaçları karşılamakta için Tip212'den ve A19'dan daha iyi olabilir mi?

Kesinlikle olamaz! Tersi de doğrudur; Tip212 veya A19, her ne kadar son derece etkili ve gelişmiş bir denizaltılar olsalar da Japonya'nın harekât ihtiyaçlarını karşılayabilmekten uzaktır.

Bunun temel sebepleri söz konusu ülkelerin savunmakla mükellef oldukları ve sahip çıkmaya çalıştıkları sulardaki denizel farklılıklardan kaynaklanan ihtiyaçlara ve ilave olarak devletlerin ve donanmaların taktik ve stratejik bakış açılarına dayanmaktadır.

Sıralamaya da yansıdığı gibi Japonya, Almanya ve İsveç tam olarak kendi ihtiyaçlarına uygun şekilde tasarım ve imalât yapmaktadırlar ve bu sebeple denizaltı (SSK) tasarımı ve inşası alanında diğer ülkelerden4 hemen ayrılırlar. Bu durum aslında teknolojik üstünlükten ziyade devlet yapısının ve iradesinin sağlamlığının bir nevi göstergesidir. Dolayısı ile her üç denizaltı da söz konusu üç ülkenin kendi harekat ihtiyaçları için en uygun çözümleri oluşturabilmektedir.

 

Aslında bir denizaltı için sahip olduğu teknoloji seviyesinden çok daha önemli bir unsur mevcuttur: Mürettebat.

Buradaki mürettebat kavramı ise çok geniş kapsamlıdır; gerekli teknolojiler üzerinde çalışan bilimadamlarının, tasarımı ve imalâtı gerçekleştiren mühendislerin, teknisyenlerin, işçilerin ve nihayet gemiyi kullanan denizcilerin bütününü kapsar ve ancak hepsi bir arada iken gerçek bir güç oluşabilir.

Askerlerin elinde milli ve eski teknoloji, birinci sınıf (gibi görünen!) ithâl edilmiş teknolojiden çok daha güvenilir ve etkilidir.

 

Kısacası denizdeki çıkarlarını korumaya çalışan her devlet denizaltılarını da tabii ki kendi ihtiyaçları doğrultusunda tasarlayıp imâl etmek zorundadır. Bu konuda kararlı olan ülkeler de tam olarak bu yolu izlemektedir. Fakat bizim gittiğimiz yol ise bu değildir, hiç olmamıştır ve eğer bazı hususlardaki bakış açıları kökten değişmezse, muhtemelen gelecekte de olamayacak gibi görünmektedir.

Bunun temel sebebi Türkiye'nin kendi ihtiyacına uygun denizaltıyı tasarlayıp üretebilecek mühendislik ve sanayi altyapısına sahip olmaması değildir ve sanıldığının aksine Türkiye çok uzun zamandır her ikisine de sahiptir. Asıl sebep ise daha derindedir...

♦ Açıklamalar

1. http://www.elsnorkel.com/2013/08/listas-para-el-combate-armas-submarinas.html [geri]
2. JNWS, sayı 5 [geri]
3. DSH: Denizaltı Savunma Harbi; denizaltıları bulup imha etmek için icra edilen askeri faaliyet [geri]
4. Tabii ki ABD, Rusya, İngiltere ve Fransa ayrı bir sınıf olarak değerlendirilmelidir [geri]

♦ Kaynaklar

1. http://www.elsnorkel.com
2. Resim.1) http://www.mod.go.jp/msdf/index.html
 







Telif Hakkı © 1997-2017 [uskudar.biz] - sürüm 5.5.1 - Bütün Hakları Saklıdır. Kullanım şartları için tıklayın!
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.