SeyrüseferİhbarnameEmare → Gerdek

Gerdek

İhbarname - Emare
Perşembe, 15 Kasım 2018

Gerek yazılı ve görsel basın, gerekse genelağ üzerindeki haber siteleri, forumlar, sosyal medya vesaire gibi ortamlar ile hiç bir şekilde ilgi ve alâkam olmadığı için doğal olarak buralarda yayınlanan şeyler hakkında da bilgi sahibi değilim. Fakat yine de arkadaşların zaman zaman dayanamayıp gönderdiği birtakım havâdisler ile temas etmekten de kurtulamıyorum ;)

İşte, dün bir ziyaretçiden gelen ve geçenlerde yayınlanan 3B yazıcı teknolojisi ile üretilen ilk gemi pervaneleri hakkındaki kısa yazı ile ilgili bir eksikliği(!) gidermek niyetiyle gönderilen eposta vasıtasıyla [1] ve [2]'de belirtilen içerik ile de karşılaşmış oldum.

Tabii öncelikle, bu arkadaşa konuya ilgi gösterdiği ve beni de bu bağlamda bilgilendirmek istediği için teşekkür ederim.

Doğal olarak gönderdiği bu kaynaklara hemen bir göz attım. Oldukça iddialı içerik ile karşılaşınca ilk anda, vay canına nihayet Türkiye'den birileri böyle bir yüksek teknoloji ürünü makinayı tasarlayıp, geliştirmiş ve dahi üretmiş diye sevinmek üzereyken, kabaca ilk otuz saniyenin sonunda içerikteki ve resimlerdeki bâzı ayrıntılar dikkât çekmeye ve şüphe uyandırmaya da başladı.

Yaklaşık bir dakika sonra da durum InssTek'e [3] ulaşılması ve hayal kırıklığı ile son buldu. Bu şirket Güney Kore Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü tarafından 2001'de kurulmuş ve günümüzde 3B metal yazıcı teknolojileri alanında önde gelen üreticilerden biri hâline gelebilmiş. Türkiye'de de çok enstitü var ama...

Bugün 3B metal yazıcı teknolojilerinin üç temel çalışma sahasının bileşimden meydana geldiğini söyleyebiliriz:

  1. Donanım
  2. Yazılım
  3. Toz metalurjisi

Donanım kendi içinde bâzı çok önemli alt başlıklara ayrılır; lazerler, buna bağlı olarak elektro-optik teknolojileri, kontrol cihazları vesaire gibi. Bütün bu teknoloji alanlarında Türkiye'de milli çözümler geliştirebilmek için ihtiyaç duyulan insan kaynağı daima mevcut ama niyet mevcut değil çünkü herşey ithalatçı/komisyoncu çetelerinin istediği şekilde yürüyor.

Velhasıl, bu yazıya zemin hazırlayan eposta ile gönderilmiş [1] ve [2] gibi kaynaklara sakince baktığınızda rahatça anlayacağınız gibi konuyla ilgili herhangi milli bir gelişme falan mevcut değil, ortadaki şey; sadece Güney Kore'de tasarlanmış ve üretilmiş bir cihazı ithâl edip, ithâl yazılımlar ve (muhtemelen) ithâl metal tozları ile kullanan bir işletmenin tanıtımından ibâret ama haberlerin içeriğine bakınca adeta bütün bahsedilen teknoloji burada geliştirilmiş izlenimi oluşturuluyor.


Ziyaretçilerin bu tür haberlere rağbet göstermesinden anlayabildiğim tek gerçek odur ki; konuyla ilgili daha önce yazdıklarımda, asıl derin sıkıntıyı yeteri kadar iyi ifade edememişim, yâni sorun kesinlikle benden kaynaklanıyor, zâten siteye artık bir son vermek gerekliliğinin sebeplerinden bir de budur.


Atalarımız, içinde bulunduğumuz ve ne yazık ki artık toplum olarak neredeyse tamamen içimize işletilmiş ve kanıksanmış bu vaziyeti açıklayan ifadeyi ne de güzel söylemiş:

Başkasının babafingosuyla gerdeğe girmek!


Mesele buradaki gibi 3B yazıcılardan ibaret değil elbet. Türkiye'de elinizi hangi konuya atarsanız karşınıza hep aynı gerçeklik çıkar. Örneğin Vampir Yarasa temelinde açıklanmaya çalışılan mühendislik yazılımları alanındaki acınacak hâlimizden, tarlaya ektiğimiz tohumlara kadar aklınıza gelen her konu maalesef doğrudan bu ifadenin kapsamına girmektedir.

Ama bu kez yazıyı olabildiği kadar kısa tutmak niyetindeyim zîrâ ayrıntılı örnekler verilmeye kalkılırsa sonu gelmez. Yine de yeri gelmişken kendi ilgi alanımızdan ikinci bir numune gösterilebilirdi:

Bildiğiniz gibi şu anda Tuzla'da bir uçak gemisi(!) inşa ediliyor ve herkes çok mutlu. Diğer taraftan, kesin veri belirsiz olmakla birlikte bu geminin sadece tasarım ve telifine kabaca 100milyon avro mertebesinde bir ödeme yapmış olduğumuz kimsenin dikkâte değer bulacağı bir husus değil.

Bu sayede İspanyanın önemli bir arpalığı olan devlete ait Navantia tersanesindeki mühendislerin daha rahat fiesta ve siesta yapabilmeleri de, masrafları tarafımızdan karşılanmak sûretiyle, mümkün hâle gelmiş oldu. Gâyet yetersiz bir tasarım olan Juan Carlos'dan daha iyisini rahatlıkla tasarlayabilecek olan Türkiyenin mühendisleri mi? Kimin umurunda! 2017 Sonbaharında, Brüksel'de gerçekleştirilen Nato Savunma Bakanları toplantısında İspanya ile Türkiye arasında bu konuda imzalanan anlaşma ile ikinci Karlos'un da eli kulağında gibi...

Bir de bu geminin üzerine yerleştirilecek 10-12 kadar F-35B ile yedi denizin hâkimi(!) olacağımıza medya tarafından şimdiden inandırılmış geniş kitleler mevcut ki buna çocukça bir bakış açısı demek bile iyimserlik olur.

ABD F-35B'yi satacak mı diye endişe etmenize(!) de gerek yok, cevap belli; zaten verecek, ama neden? Neyse, bu meseleye girmeyelim, fazla alengirli. Fakat bir ip ucu olması açısından yine de şunu unutmayın; bu proje tam anlamıyla, "Bizim için tek tehdit Türk milletidir(!)" diyen 28 Şubat tayfası tarafından başlatılmış, onların gazı kaçtıktan sonra da pensilvanya şeytanları tarafından sürdürülmüştü...

Düz mantıkla düşünüldüğünde, 1992'de İspanya'ya sipariş edilen ve tam 21 sene önce 1997'de teslim alınan Chakri Naruebet uçak gemisi ile Tayland Donanmasının Hint Okyanusunun hâkimi(!) olması gerekirdi ama cacık bile olamadı... Fakat en azından yedikleri kazığı anlayıp 2006 itibarı ile Harrier kullanmaktan vazgeçtiler de paralarının geri kalanı ceplerinde kaldı.

♦ Kaynaklar

1. https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/savunma-sanayisi-urunleri-yazicidan-cikacak/567548
2. http://aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/savunma-sanayisi-urunleri-yazicidan-cikacak-/0/218285
3. InssTek genelağ sitesi - http://www.insstek.com
 







Telif Hakkı © 1997-2018 [uskudar.biz] - sürüm 5.5.1 - Bütün Hakları Saklıdır. Kullanım şartları için tıklayın!
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.