SeyrüseferİhbarnameHâdise → Düşüyor Derken Düşmedi!

Düşüyor Derken Düşmedi!

İhbarname - Hâdise
Çarşamba, 11 Mayıs 2016

Ve on seneye yakındır sürmekte olan, SEA1000 olarak tanımlı Avustralyanın 2030-2070 arasında kullanacağı denizaltıların tasarım ve inşalarını kapsayan ihale 26 Nisan 2016 günü yapılan resmi açıklama ile Fransanın galibiyetiyle sonuçlandı. Toplam oniki yeni denizaltıyı içeren projenin ilk denizaltısının inşasına 2026 senesinde başlanması öngörülmektedir.

SEA1000 programı çeşitli vesilelerle bu genelağ sitesinde de daha önce birkaç kez ele alınmıştı. 2014 itibarı ile üç ülke; Japonya (KHI/MHI), Almanya (TKMS) ve Fransa (DCNS) arasında bir rekabet yaşanmaktaydı.

Yanılmak bu kadar olur; doğrusu benim açımdan tarafların kazanma ihtimâlleri şöyledi;

  • Favori: Japonya
  • Plase: Almanya
  • Sürpriz: Fransa

Üstelik çok yakın tarihte yaşanan bazı gelişmelerden sonra Fransanın şansı hepten azalmış görünmekteydi! İlave olarak Fransa ihale süreci boyunca diğer iki ülkeye nazaran çok daha pasif bir duruş sergilemişti (daha doğrusu oluşan intibâ böyleydi) derken görünür etkilerin, özellikle işin içinde 40milyar ABD dolarına yakın bir meblağ söz konusu olduğunda ne kadar da yanıltıcı olabileceği bir kere daha anlaşılmış oldu. Bu ihaleden ayrı olarak çeşitli Avustralya kaynaklarına göre söz konusu denizaltılar için ABD'den tedarik edilecek olan oniki adet BYG-1 SYS'nin 4milyar dolar civarında bir bedeli olacağı belirtilmektedir.

 

DCNS - Short Fin Barracuda Tasarımı

Resim.1) DCNS'nin Avustralya için hazırladığı Short Fin Barracuda olarak adlandırılan kavramsal tasarıma ait bir görüntü. Bir konvansiyonel denizaltı için tulumba-jet sevk sistemi kullanılması ilgi çekici...

 

Fransız Devletine ait bir kamu şirketi olan DCNS bu ihale sonucunda yakın geçmişte kazandığı diğer ihale başarılarıyla birlikte dünyanın en büyük denizaltı ihracatçısı haline geldi ki Avustralya dışında yakın tarihin Brezilya ve Hindistan satışları da son derece önemliydi.

 

SEA1000 ihalesi gerçekten çok değişik etkilere sebep olabileceği gibi ders çıkartılabilecek pek çok unsuru da bünyesinde barındırmaktadır demek yanlış olmaz.

 

Mesela en başından beri bir numaralı kazanma adayı olan Japonyanın neden kaybettiğini anlayabilmek ilgi çekici olabilir. Aslında daha önce Soryu tasarımı ile alâkalı olarak Avustralya tarafından talep edilen yüksek gizliliğe sahip bazı bilgilerin Japonya tarafından verildiği açıklanmıştı.

Lâkin şimdilerde konuşulduğuna göre aslında Japonyanın değil bazı hassas bilgileri ihaleyi almadan vermek, Soryu üzerinde kullandığı bazı teknolojileri Avustralya'ya ihraç edilmesi muhtemel denizaltılar üzerinde asla kullanmaya yanaşmadığı anlaşılmaktadır. Japonlar ezelî düşmanları Çinin ve Güney Korenin, sahip oldukları denizaltı teknolojisi hakkında Avustralya üzerinden bilgi sahibi olması ihtimaline karşı çok huzursuz olduklarından, 40milyar dolarlık satışı kaybetmeyi göze aldılar da denilebilir.

Doğrusu kendi açılarından mantıklı bir hareket çünkü Japon denizaltı filosu ki dünyanın en güçlü konvansiyonel denizaltı gücü olarak kabul edilebilir, Japon savunmasının bel kemiğini oluşturmaktadır. Benzetme yapmak gerekirse; bir açıdan Japonyanın ABD'den F22 almak istemesi ama ABD'nin satmaya yanaşmaması gibi bir durum da denilebilir.

Fransa söz konusu ihalede oldukça sakin hatta isteksiz (gibi görünen!) bir tutum sergilemişti demiştik. Bunun tam aksine Almanya ise oldukça saldırgan bir pazarlama faaliyeti izlemişti. Aslında Türkiye, Yunanistan vesaire gibi ülkelerde kullandıkları bu pazarlama yaklaşımları daima çok başarılı olsa da Avustralya lokması onlara da büyük geldi.

Fransa lehine 37 milyar ABD doları bedelle sonuçlanan ihaleye hemen hemen yarı fiyatı olan 20milyar dolar teklif vermelerine rağmen teknolojik olarak temelde (oldukça) büyütülmüş bir Tip214 kavramsal tasarımından ibaret olan Tip216 sınıfı denizaltılarının neden tercih edilmediğini biraz düşünmek faydalı olabilir tabii eğer Avustralyalıların gerçekten geri zekâlı olduğunu düşünmüyorsanız. Evet, ne yazık ki Tip214 verilen paranın karşılığını alabildiğiniz bir denizaltı değil...

 

İyi de bu mevzu bizi ne ilgilendirir!

Doğrusu bizi iki açıdan çok yakından ilgilendiriyor çünkü ilk olarak bu noktada muhtemelen olan yine bize oldu... İkinci husus ise tamamen ayrı bir yazı konusu.

20.yüzyılın son çeyreğinde Alman denizaltı sanayii çok büyük satış başarıları ve kârlar sağlasa da 21.yüzyılda büyük bir sıkıntıya düştüler. Aslında 2009 senesinde Türkiye ile imzaladıkları YTDP anlaşması ve hemen akabinde 2015 sonuna kadar inşa faaliyetinin başlamasına engel olan garip süreç sayesinde 2025'e kadar denizaltı sanayilerini ayakta tutmayı güvence altına alabilmişlerdi. 2020-2023 arasında Singapur'a teslim edecekleri iki adet Tip218SG haricinde ellerinde başka bir iş kalmadı. Varsayalım ki bugün Türkiye Cumhuriyeti YTDP projesini iptâl etse denizaltı sanayileri muhtemelen 2020'yi bile göremez.

Aslında geçtiğimiz sene kendilerinden çok emin oldukları iki ihaleyi birden; önce Tip 214 teklif ettikleri Pakistan'ı ve sonra üç farklı denizaltı (iki çeşit Tip209 ve ayrıca Tip210) teklif ettikleri Tayland'ı, üstelik de beklenmedik yeni bir oyuncu olan Çin'e karşı kaybettikten sonra onlar açısından kötü haberler gelmeye devam etti.

Şimdilerde Hindistanın P-75I sınıfı gelecek nesil HBT'li denizaltı ihalesinde de Tip214/216'ya karşı ibre DRDO ile ortak HBT geliştirmeyi taahhüt eden ve halen Hindistan'da Scorpene sınıfı denizaltılar inşa etmekte olan DCNS'ye kaymış durumda ki artık Avustralyanın tercihi de Hindistan'ı bu yönde ayrıca etkileyebilir.

Dahası en yağlı müşterileri olan Yunanistan zaten batak olduğundan hortumlanacak paraları kalmadı. Diğer müşterileri Portekizin durumu da ortada ve son müşterileri Güney Kore de artık kendi denizaltısını inşa etmeye başladı.

 

Sonuç olarak Alman denizaltı sanayii batmak üzere ve 2025-2040 döneminde en azından hayatta kalabilmek için önlerinde görünür tek bir umutları kaldı: MİLDEN.

Velhasıl artık MİLDEN projesi Almanya için bir ay öncesine göre çok daha hassas bir konu, adeta ölüm kalım meselesi ve bu sebeple Türkiye üzerinde çevirebilecekleri dolapların bir sınırı yok, bakalım neler olacak.

 

Takip edecek bölümde 94m uzunluğundaki Kısa Kuyruklu Iskarmoz olarak adlandırılan DCNS tasarımının muhtemel nitelikleri ele alınmaya çalışabilir.

♦ Kaynaklar

1. https://www.youtube.com/watch?v=KSEAleZJTiQ
2. https://www.youtube.com/watch?v=x875HaNzvag
 







Telif Hakkı © 1997-2017 [uskudar.biz] - sürüm 5.5.1 - Bütün Hakları Saklıdır. Kullanım şartları için tıklayın!
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.