SeyrüseferTarihTürk Denizciliği → Çengeloğlu Tâhir Paşa

Çengeloğlu Tâhir Paşa

Tarih - Türk Denizciliği
Pazar, 25 Mayıs 1997

Navarin Deniz Savaşı19.Yüzyıl Osmanlı Devleti'nin ünlü ve yiğit denizcisidir. Soyca, Trabzon ve Giresun'da dallan bulunan bir ailedendir. Cezâyir-i Garp Ocağı'nda yetişti. Yakını Halil Kaptan'ın gemisiyle uzun deniz yolculuklarına çıktı. Böylece deniz ve denizciliği öğrendi. Daha sonra adı geçen kaptana damat oldu. İstanbul'a gelip tersaneye girdi. Çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle az zamanda çok sevgi topladı. Kendisine önce Kapudâne-i Hümâyûn arkasından Mîr-i Mîrân (Beylerbeyi) rütbesi verildi.

1827'de Osmanlı deniz kuvvetlerinin büyük kısmı, onun emir ve kumandası altındaydı. O yılın 20 ekiminde Batılı saldırganlarla, onlardan hiç de geri kalmayan Ruslar, işbirliği yapmış durumdaydılar. Bir rivayete göre Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ve oğlu İbrahim Paşa da el altından onlarla uyuşmuştu. Navarin limanında demirli savaş filomuza dost gibi yanaşıp ufak bir olay çıkardılar. Denizcilerimizin buna tepkisini bahane ederek, alçakça ve var güçleriyle saldırdılar. Gafil avlanmıştık. Sekiz bin şehit verdik. Gemilerimizin aşağı yukarı hepsi yandı.

Çengeloğlu Tâhir Paşa ölümü hiçe sayarcasına savaşarak, bu ateş çemberinden güç belâ birkaç gemiyle çıktı. Saldırgan devletlerinin mesul adamları, bu kahpece baskının suçunu paşaya yüklemeye kalkıştılar. Sultan 2.Mahmud, doğulu ve batılı emperyalistlerin bu "yavuz hırsız"lığına kulak asmadı. Hiç tereddüt etmeden, İngiltere ve Fransa'yla siyasî münasebetleri kesti. Ruslar'ın beklediği de zaten buydu. Fırsat bu fırsat deyip hemen harp ilân ettiler. Sonuç bizim için kötü oldu. Bu biraz da tabiî idi. Çünkü Navarin'de elli yedi gemi kaybeden donanmamız, bu büyük eksikliğini tamamlamadan Karadeniz'de üstün olamazdı. Savaş Edirne Antlaşmasıyla (15 Aralık 1829) bitti.

Daha sonra 2.Sultan Mahmut, donanmamızı canlandırmaya kalkıştı, ilk iş olarak Çengeloğlu Tâhir Paşa'yı, Kapdân-ı Derya yaptı. Deniz ve denizcilik âşıkı, kahramanlık timsali Çengeloğlu, bu makam için biçilmiş kaftandı. Bahriyenin her şeyiyle candan ilgileniyordu. Gemilerin sağlamlığından, deniz subaylarının yemek yiyişlerine kadar her meselenin üzerinde titizlikle duruyordu.

Çengeloğlu Tahir Paşa'nın Kabri

Resim.1) Çengeloğlu Tâhit Paşa'nın Eyüp'te lise binasının önündeki mezarının taşı (1969)

2.Sultan Mahmut öldükten sonra, yerine geçen oğlu Sultan Abdülmecid de Çengeloğlu'na değer vermeyi ihmal etmemiş, onu 1841'de gene Kapdân-ı Deryalığa getirmişti. Bu makamda bir süre kaldı, önce Edirne, sonra Bosna valiliğine gönderildi.

Bu hizmetteyken de 1847'de (Hicri 1266) öldü. Na'aşı İstanbul'a getirildi. Mezarı, Eyüp'te lisenin önündedir. Burası duvarları parmaklıklı bir aile kabristanıdır.

♦ Kaynaklar

1. Çengeloğlu Tâhir Paşa, Hayat Tarih Mecmuası, Kasım 1969, Sırrı Akıncı
2. Navarin Deniz Savaşı Resmi; Ivan Ayvazovski
 







Telif Hakkı © 1997-2018 [uskudar.biz] - sürüm 5.5.1 - Bütün Hakları Saklıdır. Kullanım şartları için tıklayın!
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.